Ankara Akciğer Doktoru: Solunum Yolu Hastalıkları Nasıl Teşhis Edilir?

Solunum yolu hastalıklarının teşhisi dört basamakta ilerler: ayrıntılı öykü, fizik muayene, solunum fonksiyon testi ve gerekli görüldüğünde görüntüleme. Hastaların önemli bir bölümü ilk üç basamakla tanı alır; ileri incelemeler ancak belirli durumlarda gündeme gelir.

Bu basamaklı yaklaşımın nedeni, benzer şikayetlerin çok farklı hastalıklardan kaynaklanabilmesidir. Öksürük hem astımın hem reflünün hem de bir ilaç yan etkisinin bulgusu olabilir. Teşhiste amaç, şikayeti üreten mekanizmayı doğru saptamak ve tedaviyi buna göre kurmaktır.

Öykünün Belirleyici Rolü

Solunum hastalıklarında tanının önemli bir bölümü hasta anlatımıyla şekillenir. Şikayetin ne zaman başladığı, sürekli mi yoksa ataklar halinde mi olduğu, günün hangi saatinde arttığı ve neyle tetiklendiği sorgulanır. Gece ve sabaha karşı artan hırıltılı öksürük, kaldırılan bir toz ya da girilen bir ortamla ilişkili nefes darlığı belirli tanılara işaret eder.

Sigara öyküsü paket-yıl olarak hesaplanır: günde içilen paket sayısı ile içilen yıl sayısının çarpımı bu değeri verir. Meslek, çalışma ortamındaki tozlar, evde beslenen hayvanlar, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar da sorgulanır. Tansiyon için kullanılan bazı ilaçların kuru öksürüğe yol açabilmesi, ilaç sorgulamasının neden önemli olduğunun bilinen bir örneğidir.

Fizik Muayenede Neye Bakılır?

Muayene, kişinin nasıl soluk aldığının gözlenmesiyle başlar. Solunum sayısı, yardımcı solunum kaslarının kullanılıp kullanılmadığı, konuşurken cümleyi tamamlayabilme durumu ve dudak-tırnaklarda renk değişikliği ilk bakışta değerlendirilir.

Ardından göğüs kafesi dinlenir. Hırıltı (ronküs) daralmış hava yollarını, ince çıtırtılar (raller) hava keseciklerinde sıvı ya da doku değişikliğini düşündürür. Solunum seslerinin bir bölgede azalması, o alanda sıvı ya da hava toplanmış olabileceğini gösterir. Parmak uçlarının kalınlaşması (çomak parmak) uzun süreli oksijen azlığı ya da bazı akciğer hastalıklarının işareti olabilir.

Parmak ucuna takılan bir cihazla yapılan oksijen satürasyonu ölçümü, kanın oksijen doygunluğu hakkında hızlı bilgi verir ve muayenenin rutin parçası haline gelmiştir.

Solunum Fonksiyon Testi

Spirometri olarak da bilinen solunum fonksiyon testi, göğüs hastalıklarının temel tanı aracıdır. Kişi derin bir nefes alır ve ağızlığa olabildiğince hızlı ve güçlü biçimde üfler. Cihaz, üflenen havanın miktarını ve hızını kaydeder.

İki değer öne çıkar. FEV1, ilk saniyede üflenebilen hava miktarıdır. FVC ise toplam üflenen havadır. Bu ikisinin oranı hava yollarında daralma olup olmadığını gösterir. Oranın düşük olması tıkayıcı (obstrüktif) bir tabloyu, hacimlerin birlikte azalması ise kısıtlayıcı (restriktif) bir tabloyu düşündürür.

Testin doğru sonuç vermesi kişinin işbirliğine bağlıdır; bu nedenle çoğunlukla birkaç kez tekrarlanır ve en başarılı deneme dikkate alınır. Ankara Akciğer Doktoru değerlendirmelerinde spirometri, hem tanı koymada hem de tedaviye yanıtı izlemede kullanılır.

Reversibilite ve Provokasyon Testleri

Spirometride daralma saptandığında, bu daralmanın geri döndürülebilir olup olmadığı araştırılır. Kişiye hava yollarını genişleten bir ilaç solutulur ve on beş dakika sonra test tekrarlanır. FEV1 değerinde belirgin bir artış olması, astım lehine yorumlanan bir bulgudur. Düzelmenin sınırlı kalması ise KOAH'ı düşündürür.

Bazı hastalarda test sırasında hava yolları normal bulunur ama şikayet astımı düşündürmeye devam eder. Bu durumda bronş provokasyon testi yapılabilir. Hava yollarını daraltıcı bir madde artan dozlarda solutulur ve hava yollarının aşırı duyarlı olup olmadığı ölçülür. Egzersizle tetiklenen şikayetlerde ise koşu bandı üzerinde efor sonrası ölçüm alınır.

Zirve Akım Ölçümü

Zirve akım ölçer (peak flow metre), elde taşınabilen basit bir cihazdır. Kişi güçlü bir üfleme yapar ve ulaşılan en yüksek hız kaydedilir. Ev ortamında sabah ve akşam ölçüm alınarak günlük tutulması istenebilir.

Bu ölçümlerdeki gün içi değişkenliğin belirgin olması astım tanısını destekler. Aynı yöntem, tanı konduktan sonra hastalığın kontrol altında olup olmadığını izlemek için de kullanılabilir. Değerlerin düşmeye başlaması, atak gelmeden önce uyarıcı olabilir.

Akciğer Grafisi

Akciğer grafisi, kolay ulaşılabilir ve düşük radyasyonlu bir incelemedir. Zatürre odakları, akciğer zarında sıvı toplanması, kalp büyümesi, belirgin kitleler ve akciğer zarları arasına kaçan hava bu yöntemle görülebilir.

Ancak grafinin sınırları vardır. Küçük nodüller, kaburgaların ya da kalbin arkasında kalan alanlar ve erken dönem değişiklikler grafide gözden kaçabilir. Bu nedenle normal bir akciğer grafisi, şikayet sürüyorsa ileri incelemeye gerek olmadığı anlamına gelmez.

Bilgisayarlı Tomografi

Akciğer tomografisi, grafinin gösteremediği ayrıntıyı ortaya koyar. Nodüllerin boyutu ve kenar özellikleri, akciğer dokusundaki incelmeler, bronş genişlemeleri ve akciğer zarındaki değişiklikler ayrıntılı biçimde değerlendirilir.

Yüksek çözünürlüklü tomografi, akciğer dokusunun sertleşmesiyle seyreden hastalıklarda tercih edilir. Damar tıkanıklığı şüphesinde ise ilaçlı çekim yapılarak akciğer atardamarları görüntülenir. Düşük doz akciğer tomografisi, uzun süreli sigara öyküsü olan belirli yaş grubunda erken tanı amaçlı tarama yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Tomografi radyasyon içerdiğinden her şikayette rutin olarak istenmez; gerekliliği hastanın bulgularına göre değerlendirilir.

Bronkoskopi

Bronkoskopi, ince ve bükülebilir bir kamera ile hava yollarının içine doğrudan bakılmasını sağlar. Cihaz burun ya da ağız yoluyla ilerletilir; soluk borusu ve bronşların iç yüzeyi görüntülenir.

Bu işlemle şüpheli alanlardan doku örneği alınabilir, hava yollarından yıkama sıvısı toplanabilir ve solunum yoluna kaçmış yabancı cisimler çıkarılabilir. Ultrason eşliğinde yapılan türünde, hava yolu duvarının hemen dışındaki lenf bezlerinden iğne ile örnekleme yapılabilir. İşlem çoğunlukla sakinleştirici ilaç eşliğinde uygulanır ve kısa sürer.

Balgam ve Kan İncelemeleri

Balgam örneği, enfeksiyon etkeninin belirlenmesinde kullanılır. Tüberküloz şüphesinde ard arda alınan balgam örneklerinde özel boyama ve kültür yapılır. Kültür sonucunun çıkması zaman aldığından, hızlı sonuç veren moleküler yöntemler de kullanılabilir.

Kan tetkiklerinde tam kan sayımı, iltihap göstergeleri ve gerektiğinde alerjiye özgü antikor düzeyleri incelenir. Kandaki eozinofil adı verilen hücrelerin yüksekliği alerjik süreçleri düşündürebilir ve bazı tedavi kararlarında yol gösterir. Arter kan gazı ölçümü ise oksijen ve karbondioksit düzeylerini doğrudan gösterir; ileri solunum yetmezliğinde belirleyicidir.

Uyku Testi

Horlama, uykuda nefes durması ve gündüz aşırı uykululuk tarifleyen kişilerde uyku çalışması planlanır. Polisomnografi, uyku laboratuvarında bir gece boyunca beyin dalgaları, göz hareketleri, kas etkinliği, kalp ritmi, solunum çabası, hava akımı ve kan oksijen düzeyinin birlikte kaydedilmesidir.

Kayıt sonucunda saatte kaç kez solunum durması ya da yüzeyselleşmesi olduğu hesaplanır ve tablonun ağırlığı belirlenir. Seçilmiş hastalarda ev tipi daha basit cihazlarla da inceleme yapılabilir. Ankara Göğüs Hastalıkları Doktorları tarafından yürütülen bu değerlendirmelerde, kaydın sonucu tedavi biçimini doğrudan belirler.

Alerji Testleri

Tetikleyici bir alerjen düşünülüyorsa deri prick testi yapılabilir. Ön kol derisine küçük damlalar halinde alerjen özütleri damlatılır ve yüzeysel bir çizik atılır. On beş-yirmi dakika içinde oluşan kabarıklık ölçülerek duyarlılık değerlendirilir.

Antihistaminik ilaç kullanımı testi etkileyebileceğinden, işlem öncesi bu ilaçların bir süre bırakılması istenir. Deri testinin yapılamadığı durumlarda kanda alerjene özgü antikor ölçümü tercih edilir. Test sonucunun pozitif olması, o maddenin mutlaka şikayete yol açtığı anlamına gelmez; sonuç hasta öyküsüyle birlikte yorumlanır.

Tetkik Sonuçları Nasıl Yorumlanır?

Solunum hastalıklarında hiçbir tetkik tek başına tanı koymaz. Normal bir spirometri astımı dışlamaz, çünkü test şikayetsiz bir günde yapılmış olabilir. Akciğer grafisinde saptanan bir gölge, eski ve durağan bir iz olabilir. Bu nedenle sonuçlar her zaman hastanın anlattıklarıyla ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilir.

Karşılaştırma yapılabilmesi için önceki tetkiklerin ve görüntülemelerin muayeneye getirilmesi önerilir. Bir nodülün yıllar içinde boyut değiştirmediğini görmek, tek başına yapılan yeni bir çekimden daha fazla bilgi verir. Göğüs Hastalıkları Ankara kapsamındaki değerlendirmelerde geçmiş kayıtların bütünlüğü bu nedenle önemsenir.

Teste Nasıl Hazırlanılır?

Solunum fonksiyon testi öncesinde hava yollarını genişleten ilaçların hekimin belirlediği süre kadar kullanılmaması istenebilir. Test öncesi ağır yemek yenmemesi, sıkı giysi giyilmemesi ve testten en az bir saat önce sigara içilmemesi önerilir.

Uyku testi için gelirken günlük uyku düzeninin korunması, gündüz uykusundan kaçınılması ve kullanılan ilaçların listesinin getirilmesi istenir. Bronkoskopi öncesinde belirli bir süre aç kalınması ve kan sulandırıcı kullanılıyorsa bunun hekime bildirilmesi gerekir. Ankara Göğüs Hastalıkları randevularında bu hazırlık ayrıntıları önceden bildirilerek işlemin tek seferde tamamlanması amaçlanır.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tetkik sonuçlarınızın değerlendirilmesi için bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir.

BENZER YAZILAR